20 Ağustos 2021 Cuma

INSAN ANDA KALIRSA OLUR

 



Hayat bir günmüş o da bu günmüş.

Anda kalmalıymış, insan geçmişi bırakmalı, geleceğe bakmamalıymış.


İnsan geçmişte ki köklerinden güç aldığının farkında olmazsa.

Gelecekteki güzellikleri hayal etmezse ve gerçek dışı düşüncelerini gerçeğe dönüştürmezse.

Ne anlamı var anda takılı kalmanın ve anı yaşamanın?



İnsan kendini tanımalı, objektif olmalı.

Doğrularıyla gurur duymalı.

Geçmişten bu güne değerlerinin farkına varmalı.

Hatalarını, gelecekteki doğruları için ödenmiş bir bedel saymalı.

Cesur olmalı, gerekirse yanlışın içinden geçerek doğruyu bulmalı.


Mesele sadece savaş kazanmak değildir.

Her zaman bir kaç adım ileriyi düşünmelidir.

Kazandığınız zafer sizi bir sonraki tura hazırlamalıdır.

Gerçeklere deneme yanılma yöntemiyle ulaşılır.

Her yolun 1 sonu vardır.

Ancak, populer olmayı değerli zannedenler ve gerçekçi bir hedefi olmayanlar için yoldan çıkmak sonsuzdur.

Anda kalmayı savunanlar baskıcı ve genelde Adalet duygusundan yoksundur.

Hayalgerçeğe dönüştürmek insanın en büyük tutkusudur.

Anda kalmak değil, dengede kalmak yaşamın dualitesine uygundur.


Kimse güçlü yönlerine dair net bir fikirle doğmaz.

İnsan anda kalsa, an insanda kalmaz.

"Anda kal" demek. 

"Durdurun dünyayı inecek var" demek kadar saçma ve gereksiz.


Dünyada ki tek gerçek ölümdür.

Geriye kalan her şey yalnızca bir geçiştir.

İt ürür kervan yürür.

İnsan anda kalırsa ölür.

Ne geleceğin daha güzel olacağını planlamaktan vazgeçmek.

Nede geçmişi yok saymak mümkündür.


Vakit geçiyor zaman dar.

Yapılacak çok iş var.

Hiç kimse kalmasın anda.

Güzellikler elele tutuşarak yürüsün yarınlara. 


Anda kal demenin insanları çıkmaz bir sokağa yönlendirmekle ve samimiyetsizce kafalarını bulandırmakla ilgisi var.

İlerlemenin önemini anlayanlar, deneyimlerin farkındalığıyla geleceği güçlendirmek için çaba harcar.


18 Ağustos 2021 Çarşamba

AGACLARA PACAVRA BAGLAYANLARA DUYURULUR

 



Hayatın çok farklı dönemleri vardır.

En büyük hataları yaptığımız anlar.

İşlerin en yolunda gittiği zamanlardır.

Kötü bir bölüm, kitabın sonuna geldiniz değil.

Yol ayrımında olduğunuz anlamına gelir.

Tek başına güzellik önemli değil.

Tek başına para önemli değil.

Tek başına zeka önemli değildir.

Özgüven, bir kişinin sahip olabileceği en çekici özelliktir.


Asla birilerine bakıpta keşke onun hayatına sahip olsaydım dememelisiniz.

Çünkü, onların nasıl mücadelerden geçtiğini ve nasıl travmalar yaşadıklarını bilemezsiniz.

Kıskanacaksanız, birilerinin hayatlarını değil.

Sadece kendi özüne sahip çıkmak için gereken mücadeleyi veren birini kıskanabilirsiniz.


Mutluluk, başarı ve tatmin başka birinden satın alınacak, ya da çalınacak şeyler değildir.

İnsan kendi hayatını kendisi yönetmelidir.

İyisini yapmak, iyisini tavsiye etmekten daha iyidir.

Yürüyeceği yolu birileri göstermemeli, kişi kendisi seçmelidir.


Eylemlerin sesi  her zaman kelimelerden daha yüksektir.

Yaptıkların ses getirmiyorsa kelimeler kendini aldatmak, kendine yalan söylemek içindir.


Seni etkileyen şeyleri yapanların hepsi senin gibi insanlar.

Bu sihre sahip olanlar, yapabileceğine gerçekten inananlar.

Eğer, kendine inanmayı başarabilirsen, sende her şeyi başarabilirsin.

Harika bir şeyler yapmak istiyorsan, acıya katlanabilmelisin.

Gökkuşağını görmeden önce mutlaka yağmurda ıslanmayı göze alabilmelisin.


Harika biri olmak için, birilerinin hayatlarına dokunarak yaşamlarını iyileştirmelisin.

İşte sihir buradaki geri dönüştür.

Ağaçlara paçavra bağlayanlara duyurulur.


13 Ağustos 2021 Cuma

FARE, PIRZOLA , KUS (Masal)









 Sizlere hayatı birlikte paylaşmaya karar veren 3 arkadaşın masalını anlatmak istiyorum.

FARE, KUŞ ve PİRZOLA aynı evin içinde yaşamı paylaşan bir ailedir. Her birinin evde farklı bir görevi ve farklı bir rolü vardır.

Kuş ateş için odun toplar.

Fare kuyudan su taşıyıp, ateşi yakmaktan ve masayı düzenlemekten sorumludur.

Pirzolanın görevi de herkesi en iyi şekilde beslemek ve karnını doyurmaktır.

Günlerden bir gün kuş odun toplamaktan bıkar ve pes eder.

-Hepsinden çok çalıştığını ve görevlerin değiştirmesi gerektiğini söyler.

Pirzola ve odun bu karara hiç karşı çıkmazlar ve kabul ederler.

Pirzola, odun toplamak için dışarıya çıkar ama maalesef bir köpeğin atıştırmalığı olur.

Fare, vucudunu tavaya atarak pişirmeye çalışırken ölür.

Kuş, su getirmeye gittiği kuyuya düşer ve boğulur.

Bu kısa hikayeden çıkarmamız gereken ders şu olmalı; 

herkes kendi görevi ve yaşamında ki rollerinde harikadır ve böyle mutlu olmayı keşfetmelidir.


SIZE HERSEYI UNUTTURAN NEDIR

 



-Bilgelik, sürekli durmak değil, ne zaman duracağını bilmektir.

-Cesareti olmayanın bahanesi vardır.

-Güven, kayıplarınızı azaltmaya, kötü bir durumdan uzaklaşmaya hazırlıklı olmaktır.

-Şu anda fırtına olabilir ancak, sonsuza kadar yağmur yağmayacak ve siz bunların içinde büyüyerek gelişeceksiniz.

-Kısa vadeli bir yenilginin her zaman uzun vadeli bir felaketten daha iyi olduğunu anladığınızda, sizi geride tutan şeylere aldırmayacaksınız.

Hayatta büyük başarılar elde etmek, özel bir insan olmak için çaba harcamalısınız.

Çoğunluğun üzerine çıkmak için, ortalama bir insanın sahip olmadığı nitelikler ve disiplinler geliştirmelisiniz.

Diyelim ki, hayatınızda yepyeni bir başlangıç çizgisine ulaştınız.

Şimdi.

-Güvenle kapıyı açıp içeri girecek misiniz?

--Hayal kırıklığına hazır değilseniz, başaramazsınız.

-Kendi iyiliğiniz ve mutluluğunuz için daha büyük bir sorumluluk alacak mısınız?

--Pratiklik, teknik bilgi ve ısrarla hemen hemen her beceriyi öğrenebilirsiniz.

--Başlangıçta hiç kolay değil ama, neyin peşinde olursanız olun zamanla ustalaşırsınız.

Yapmanız gereken tek şey.

1-Asla vazgeçmemek..

2-Yaptığınız işle ilgili tutku, başarının anahtarıdır.

En çok neye tutkulusunuz?

Sizi canlandıran nedir?

Size zamanı, açlığı ve her şeyi unutturan nedir?

Size ne enerji verir? 

İşte, amacınız bu!

İnsan, başardığı şeye tutkulu değilse tutarlılığını kaybeder. Tutkusuz bir hedef, düşük yakıtlı bir araba gibidir, kısa mesafelerin ötesine geçemez.

SIIR VAR, RESIM VAR, SARKILAR VAR

 



Benim derdim kim ne yapmış, kim ne demiş değil.

Payıma düşenin farkındalığı ve rutinlerimle mutlu olmaya çaışıyorum.

Zamanla öğrendim ki;

Renkleri görmemi engelleyen zifiri karanlık.

Kendi ışığımı görmemi engelleyen, aynadan yansıyan ışıkmış.

Yalancı ışık acımasızca gözlerimi kamaştırmış.

Görüş alanımı engelleyerek beni aldatmaya çalışmış.

Karanlıkta bana ışık olanları, görmemi engellediği de olmuş... 

Aslında, insana sevenleriyle geçirdiği her gün bayrammış.

Güven ve huzura uyanmak için sevmek yetmiyor, gerçekten sevilmek gerekiyormuş.

Karanlıkta kaldığında renkleri.

Aydınlıkta ise kendi özünün ışığını unutamıyorsun işte!

Hafıza diye bir şey var...

Şiir var.

Resim var.

Şarkılar var.

Gerçek sevginin ışığının farkını farkediyorsun.

Özlüyorsun.

Farzet ki, bir kelebekmişsin.

Çiçek tozlarını birinden diğerine taşıyarak mutlu oluyormuşsun.

Ya da, bir rüyanın içindeymişsin.

Aydınlığın ve karanlığın yansımalarını yaşıyormuş, genede uyanmak istemiyormuşsun.

Ama uyanmak zorunda olduğunu biliyor ve kabullenişe geçiyormuşsun.


KENDI KANATLARINIZLA UCUN

 



Bahane üretmeyi çok saçma buluyorum.

Ben ne dediğimi çok iyi biliyorum.

Bana söylenmiş bahanelerin farkında olduğum halde,

umursamadığımı itiraf ediyorum.

Anlamayanlara da kör olmadığımı ayrıca belirtmek istiyorum.

Yetersizliklerine verip, olumsuz insanlardan etkilenmemeye çalışıyorum


Hiç kimseye güvenim yok benim.

Kanatlarımı kırmalarına izin vermemek için

Sadece kendi gökyüzümde uçuyorum...


Sorunsuz bir hayat istemiyorum.

Sorunlarla baş edebildiğimde mutlu oluyorum.

Rutinlerimi yaşarken farklılıkları daha iyi değerlendiriyorum.

İbret alsınlar diye bazı şeyleri üstüne basa basa söylüyorum.


Genç yaşına rağmen, bazılarının beyinlerinin paslanması inanılmaz.

Başkalarını karalamak, seni aklamaz.

Eski toprak olanlar, karaborsa her yerde bulunmaz....

Kendinizi tembelliğe alıştırmayın.

Kederden uzaklaşabilmeyi başaranın mutluluğunu çalmayın.

Sinsi hesaplar yapıp kanatlarını kırmayın..

Sizde kendi kanatlarınızla uçmaya çabalayın.


Hayat enteresandır!

Aydınlıkta karanlığın resmini yaptırır.

Aslında bu çok sıradandır.

Sayılı da olsa; karanlıkta aydınlığı resmedenler de vardır.

Yazdıklarımı okuyanlardan; 

pardon anlamadım diyenlerde, anlayıp aşağıya çekmek isteyenlerde olacaktır..

Çok okuyan değil.

Okuduğunu anlayanlar başaracaktır.


Hayat zorlaştığında insan zayıf taraflarına meydan okusun.

Bütün dünya sana karşı olsa bile senin tarafın belli olsun.

Yürekten, sevgiyle, iyilik ve güzellikler diliyorum.


BUYUK DUSUN KUCUK BASLA

 


Ampul keşfetmek için Edison 10.000 defa başarısız oldu.
Mozart ünlü eserlerinden birini yaratmadan önce 10 yıl boyunca müzik yazdı. 
Öğretmenleri Einstein'ın vasat olduğunu düşünüyordu.

Başarmanın şanslı olmakla hiç bir ilgisi yoktur.
Fedakarlık.
Odaklanmak.
Bilgilenmek.
Disiplinli olmak ve hedeflerine bağlı olmanın doğal sonucudur.
Abartmanız gereken şey emeğin sınırlarını zorlamaktır.

Bir işe başlamadan önce büyük düşün, küçük başla.
Yapman gerekeni yap.
Başkalarının beklentileri doğrultusunda yaşama.
Hata yaptım diye kendine kızma..
En iyi öğretmenin son yaptığın hatandır, unutma.
Cesaretin anlamı endişelenmemek değil.
Korka, korka devam etmekte kararlı olmaktır yürüdüğün yolda.

Dikkatini dağıtanları suçlama.
Enerjini üzülmek ya da üzmek için harcama.
Kendi niyetini ve zihniyetini sorgula.
Dikkatin dağılmaz dağılmaya müsait olmasa.
Sakin ol, hemen parlama.
Sonra şunu hatırla.
Sorun ne sende ne de zamanda.
Stresli ve gergin olabilir herkes devam ettiğinde çabalamaya.
Herkes engellerle karşılaşır bir işe gönül koyduğunda.

Sorun değil.
Senden öncekilerde karşı karşıya kaldı, aynı sorunlarla.
Onlar gibi sende başaracaksın sonunda.
Başkalarını sorgulama.


Hatalar yaparak varacaksın yolun sonuna..
Çok daha  keyifli yeni bir yolculuk bekliyor seni orada..
Ne düşündüğün kadar iyisin, kendini iyi hissetiğinde.
Ne de sandığın kadar kötüsün kendini kötü hissediyor olduğunda.
Sadece bir yolcusun bu dünyada.
Öğrendiğin dersi geliştir ve ne yapman gerektiğini düşün. 
Vazgeçmek doğru değil yolun tam ortasında.

Kendini değil yaptığın işi önemsemelisin.
Bazıları yanlışları görür
Bazıları çözüm üretir.
Çok az kişi bir şeyler yapar.

Herkes çok mutluydu.
Bir sen ağlamıştın dünya'ya ilk geldiğinde.
Dünya'ya gelmenin asıl nedenini çözdüğünde.
Kabullenirsin aldığın bütün zehirleri.
Hayret edersin halen nasıl ayakta kaldığına.

Ben ne yapacağımı biliyorum.
Geçmişe takılmamalıyım.
Geleceğe odaklanmalıyım.
Anı değerlendirmeliyim.
Bana yapabileceğim şeyleri değiştirme cesareti, değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme yeteneği 
ve farkı farkedebilme bilgeliği ve bilinci ver yarabbim...

Hayallerime bağlıyım,
Geleceğim için tutkuluyum .
Geçmişi umursamıyorum.
Şikayet etmiyorum.
Suçlamıyorum.
Geleceğin daha iyi olması için çabalıyorum.
Verilen emeklerin boşuna olmadığına inanıyorum.
Vazgeçmiyorum.

Sizde başkalarından onay beklemeyin.
Hayatınızın iplerini elinize alın.
Çok şey biliyorsanız, Öncelikle kendiniz için bir şeyler yapın.
Başkalarının ne yapması gerektiğini söyliyerek asıl kendinizin problem olduğunun farkına varın.
Dünya da çok az insan bunun bilincinde yaşıyor.
Kendiniz olun.
Uyanın ve ayağa kalkın.
Sizde bu azınlığa katılın.
Mutlu olun.
Mutlu kalın.

Hoşçakalın.